top of page


Jack London Dosyası - II Üst İnsan Wolf Van Weyden
Deniz Kurdu (1904), Jack London’ın denizcilik üzerine yazdığı yayınlanan iki kitabından ilkidir. Kimileri tarafından Martin Eden (1909) için bir ön çalışma gibi görülüyor olsa da bundan çok daha fazlasıdır. Bir kitapta hayatı denizde geçen gaddar bir entelektüel (Wolf Larsen) ile karadaki modern hayatından kopup denizin acımasızlığına uyum sağlayan bir entelektüelin (Humphrey Van Weyden) ilişkisi anlatılırken; diğer kitapta karadaki entelektüel yaşama alışmaya çalışan cahil b
Hazal Turanlı
24 Eki 20258 dakikada okunur


Conatus Essendi
Conatus Essendi Modern insanın en çok korktuğu, kaçmaya, önlemeye çalıştığı kimi zaman unuttuğu kimi zaman unutturduğu ölüm, hiçbir zaman sadece biyolojik bir olay olmamıştır. Yüzeysel olarak çok açık bir gerçeklik gibi görünse de ölüm, yalnızca bireyin yaşamının sonu değil; aynı zamanda toplumsal bir olgudur. İnsan doğarken ölümü cebine alıp gelir. Bu varoluşsal yük, her daim orada, bedenle birlikte taşınan görünmez bir hatırlatıcıdır. Susan Sontag, insanı hem sağlıklıları

Selin Sungar
17 Eki 20256 dakikada okunur


Yaşasın Aptallık
1-Şaka Evi terk etmiş bir melek değil midir şeytan? Henüz kapıyı açmak gibi bir aptallık etmeden biraz olsun düşünebilmek istiyordum ölüm üstüne: Örneğin bir ölüm değil midir tüm kapıların anahtarı? 2-Şiir Penceremdeki bir sürüngen yüzünden evi terk etmek üzere kapıyı açtım: Henüz ilk adımı atmadan bitmiş bir sigara bekliyordu beni ne zamandır bilmiyorum ve bir yıldız geçiyor kasabanın üstünden: Gecenin yıldızı bir sürüngen yüzünden bu civarları terk edecektim uzak bir ge

Behram Mete Nuhoğlu
10 Eki 20252 dakikada okunur


Ophélie
(I) Dans l’eau froide et sombre où les saules pleurent, Flotte une robe blanche aux plis de dentelle Et ses cheveux dorés comme des heures S’épandent lentement, couronne éternelle. Ophélie, ô douce enfant de douleur, Tes lèvres entrouvertes murmurent encore Les mots d’amour qui ont brisé ton cœur, Tandis que l’onde emporte ton trésor. Les fleurs que tu tenais glissent de tes mains, Iris violets, marguerites blanches, Compagnes de tes derniers matins, Témoins silencieux de t

Ece Karadağ
3 Eki 20256 dakikada okunur


David Lynch Sinemasında Postmodern Yapı
Giriş 1970’lerden sonra sinema dünyasına postmodernizmin girmesiyle büyük bir değişim yaşandı. Geleneksel Hollywood anlatıcılığı yavaş yavaş sorgulanmaya ve aşılmaya başlandı. Postmodern sinema, modern sinemanın “auteur” kavramına karşı bir çeşit esneklik getirdi. Yani anlatı ve film türleri sabit değil, izleyiciye de yorum alanı bırakılmaya başlandı. Modernist sinema, yönetmenin estetik anlayışını net bir biçimde yansıtmasına, tutarlı ve bütünlüklü bir yapı kurmasına dayanır

İlke Ezgi Kuru
26 Eyl 20256 dakikada okunur


Relation : La Base Non-Dialectique de la Genèse chez Simondon
Introduction Notre propos est d’engager une brève discussion afin de poser la « relation » comme pilier central du système simondonien, à travers la lecture de certains passages tirés principalement de la thèse doctorale de Gilbert Simondon, L’individuation à la lumière des notions de forme et d’information. Ce faisant, nous visons en particulier à dégager une autre forme d’ἐπιστήμη, ni kantienne ni hégélienne, permettant de connaître l’individu en voie de formation. Nous

Cana Akdal
19 Eyl 202511 dakikada okunur


Religio: A Mural of Religion in Ancient Rome
Preface Before any explanations or explorations of the titular “Roman religion,” I feel the need to set the correct precedent. Religion, religious philosophy and culture in Rome is incredibly vast, and elusive by nature. What remains, especially of early antiquity, is limited and latter sources can portray a different or influenced understanding of religion from how it actually was for ordinary individuals. Furthermore, modern sources can take on religiously influenced (inte

Bilal Taha Koç
12 Eyl 202521 dakikada okunur


Meillassoux Dosyası-1: Spekülatif Materyalizm
1967’de Paris’te doğan Quentin Meillassoux, antropolog Claude Meillassoux’nun oğlu olarak entelektüel bir çevrede büyüdü. École Normale Supérieure’de aldığı felsefe eğitimi sırasında Hegel ve Marx’a yoğun biçimde yöneldi; bunu “gençliğimde diyalektik sevgisi beni içten içe yiyip bitirdi” şeklinde dile getirir. O yılların hâkim felsefi atmosferinde mutlak hakikatlerin bilinemeyeceği, felsefenin kesin cevaplardan vazgeçmesi gerektiği düşüncesi yaygındı. Meillassoux ise felsefe

Yavuz Geçer
5 Eyl 20254 dakikada okunur


Jack London Dosyası - I : Bourdieu Gözünden Martin Eden
İnsanın daha fazlasını arzulaması, yalnızca tüketim alışkanlıklarında değil, kendi varlığını dönüştürme çabalarında da açığa çıkar. Kimi bu çabayı farkında olmadan sürüklenerek yaşar, kimi de bilinçli tercihlerle kendine hedefler koyar. Kimileri ömrü boyunca kendini yenileme isteğinin peşinden giderken kimileri ise kısa sürede mevcut kişiliğine hızlıca razı olur. Her durumda “kendini aşma” arzusu, modern hayatın dilinde sıkça tekrar edilen gelişmek, dönüşmek, yeniden doğmak g

Atahan Okay Uğur
29 Ağu 20255 dakikada okunur


Anlamsızlık Üzerine Deneme
Hayatın bir anlamının olup olmadığı ve varsa ne olduğu sorusu kimseye yabancı olmayan bir soru ve olumsuz yanıtı da sanıyorum ki bugün en yaygın olanı. Hepimizin ergenlikten itibaren boğuştuğu, melankolik akşamlarda dostlarıyla tartıştığı, bazılarımızın unuttuğu veya aşmayı başardığı, üzerine sayısız şarkı, film, roman yazılmış, filmler çekilmiş bir yanıt bu. Bugün birine hayatın anlamsız olduğundan yakınmak, eğer dindar biriyle konuşmuyorsanız, anlamı sizin inşa etmeniz gere

Ataberk Yıldız
22 Ağu 20258 dakikada okunur


La Valeur de la Philosophie à l'Ere Technologique
Résumé Cet article examine l'évolution technologique qui a conduit à l'émergence de l'intelligence artificielle (IA) et ses implications philosophiques. Partant de la révolution industrielle et de l'invention de l'ordinateur, il explore le rôle de l'apprentissage automatique dans la transformation des machines en systèmes capables d'imiter certaines fonctions cognitives humaines. L'analyse s'attarde sur le « problème difficile » de la conscience formulé par David Chalmers, en
Hazal Turanlı
15 Ağu 202512 dakikada okunur


Dünyanın Sonundan Bir Mektup
1- Dalgakıran Bağırıyorum gökyüzüne boynumdaki boynumdaki madalyon günahkar bir atlının kayıp damarları arkamdaki dolunay yüzüme gözyaşların en koyusunu sürüklerken bağırıyorum yalnız zindanlar tepesi azılı efendisine ruhumun yarısı yok kayıp deniz fenerinden bir işaret ruhumun yarısı dayanabilmiş bir beden Dolunay? öp kaybettiğim kanı havada bir lanet daha yaklaşıyor bir lanet ve bir neden bağırıyorum öldürdüğüm tanrıların kulağına. Deniz fenerinden yadigar bir soru işar

Behram Mete Nuhoğlu
8 Ağu 20254 dakikada okunur


Philosophie et Défis Modernes
Résumé Bien que l'intelligence artificielle soit une avancée scientifique qui facilite la vie humaine, elle suscite également de nombreux débats éthiques. Par conséquent, le sujet de l'intelligence artificielle doit être abordé en tenant compte des problèmes éthiques qu'il soulève. Ce n'est pas simplement une évolution technologique ; il nécessite également un discours éthique. L’espace qu’elle occupe dans la vie humaine, bien qu’il introduise une pratique professionnelle,

Defne Sungar
1 Ağu 202517 dakikada okunur


Bilincin Deneyiminden İktidarın Deneyimine: Husserl ve Foucault Arasında Fenomenolojik Bir Dönüşüm
Özet Bu makale, Husserl'in fenomenolojik yöntemi ile Foucault'nun güç ve bilgi eksenli analizleri arasında bir karşılaştırma yaparak, bireyin deneyim algısının nasıl şekillendiğini incelemektedir. Bu deneyim algısı, fenomenoloji adı verilen bir yöntem ile tanımlanmaktadır. Dolayısıyla Husserl ile Foucault arasındaki görüş farklılıklarından yararlanarak fenomenolojinin başlangıcı ve geldiği noktayı inceleyeceğiz. İkilinin ürettiği fikirler, aynı dönemde gerçekleşmemiştir. An

Atahan Okay Uğur
25 Tem 202515 dakikada okunur
HODOS
bottom of page
